Kategoriler
Blog

Miras Avukatı (İstanbul /Güngören)

Miras Avukatı (İstanbul /Güngören)

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası 2023

Mirasçılık belgesinin iptali davası HMK’ya göre çekişmeli bir davadır. Yani davanın bir veya birden fazla kişiye karşı açılması zorunludur. Bu davanın davalı tarafı, geçersizliği ileri sürülen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmiş herkestir.

Mirasçılık Belgesinin ( Veraset İlamının ) İptali Davası, alınan veraset ilamının hukuka uygun olmaması halinde açılması gereken dava türüdür.

Sulh Hukuk Mahkemeleri veya noterlerden alınan mirasçılık belgeleri, kimi zaman mirasçı sayısının fazla olmasından kimi zaman ise farklı mirasçıların mirasçılık belgesini farklı kurumlardan almasından dolayı hukuka veya maddi gerçeğe aykırı olabilir.

Mirasçılık Belgesinin(Veraset İlamının) İptali Davası

Kişinin haklarının veya mirasçılık durumunun gerçeği yansıtmayan bir belge ile korunmuş olması durumunda başvurulabilecek bir dava türüdür. Belge, mirasçı olarak belirtilen kişileri veya haklarının gerçek sahiplerini doğru bir şekilde yansıtmamakta veya aslında mirasçı olmaması gereken kişileri mirasçı olarak göstermektedir. Bu durumda, dava açılıp, mevcut mirasçılık belgesinin iptali talep edilmeli ve gerçek hak durumunu yansıtan ve tarihi doğru olan bir mirasçılık belgesinin düzenlenmesi istenmelidir.

Mirasçılık belgesinin iptali davası açılmazsa ve mirasçılık belgesi geçerliliğini sürdürürse, yapılacak olan tüm miras hukuku işlemlerinde hatalı olan mirasçılık belgesi esas alınır ve olası hak kayıpları gündeme gelir. Çünkü mirasçılık belgesi hatalı dahi olsa, iptali talep edilip mahkeme tarafından iptal hükmü verilinceye dek fiilen geçerliliğini koruyacaktır.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Kimler Tarafından Açılabilir?

Mirasçılık belgesinin yanlış düzenlenmesinden dolayı mağduriyet yaşayan her mirasçı veya taraf, bu davanın açılması için Türk Medeni Kanununun 598. maddesine dayanarak dava açma hakkına sahiptir. Ayrıca, mirasçı olarak belgelenmemiş herhangi bir kişi de bu davayı açabilir. Eğer mağdur olan bir mirasçı olmadığı durumlarda, yanlışlığın düzeltilmesi ve belgenin iptali için Türk Medeni Kanununun 598. maddesi uyarınca hazine tarafından da bu dava açılabilir.

Mirasçılık Belgesi Hangi Hallerde İptal Edilebilir?

Mirasçılık belgesi, ancak özel durumların varlığı halinde iptal edilebilir. Bunlar arasında, mirasçıların bazılarının diğerlerinden miras payı edinmesini reddetmesi, murisin sağlığı süresince husumetli olması gibi hususlar yer almaktadır. Aksi takdirde mirasçılık belgesi iptal edilemez.

Veraset ilamının iptal edilebilmesi için, mirasçılık belgesinin hukuki veya maddi bir hata içermesi gerekmektedir. Örneğin:

Mirasçı olmayan kimselerin mirasçılık belgesinde mirasçı olarak görünmesi,
Mirasçı olan kişilere mirasçılık belgesinde yer verilmemiş olması,
Mirasçıların paylarının, olması gerekenden daha eksik veya fazla olacak şekilde belirlenmiş olması gibi durumların tespit edilmesi halinde mirasçılık belgesinin iptaline hükmedilecektir.

Mirasçılık Belgesinin ( Veraset İlamının ) İptali Davası İçin Yetkili ve Görevli Mahkeme

Mirasçılık belgesinin iptali davasının nerede açılması gerektiği HMK madde 11’de açıkça düzenlenmiştir.

Buna göre davayı ölen kişinin son yerleşim yerinde veya mirasçılardan her birinin yerleşim yerinde açabilirsiniz. Buna sizin yerleşim yeriniz de dahildir.

Bu dava çekişmeli bir dava olduğundan, görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemeleridir.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre

Mirasçılık belgesinin iptali davası için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Dolayısıyla bu dava her zaman açılabilir. Bu husus, Türk Medeni Kanunumuzun 598. maddesinin 3. fıkrasında açıkça düzenleme bulmuştur: “Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.”

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası İle İlgili Yargıtay Kararları

5. Hukuk Dairesi 2020/11942 E. , 2021/1393 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk, … Asliye Hukuk ile … … 15. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik-yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

… Sulh Hukuk Mahkemesince, davacının, dava dilekçesinde açıkça murisin mirasçılarını gösterir başka bir mirasçılık belgesinin varlığından bahisle davasını açtığı, netice-i talebinin de bu mirasçılık belgesinin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırılması suretiyle ileride açacakları tapu iptal ve tescil davasına delil elde edebilmek olduğu belirttiği, davacının celse arasında iddialarında değişiklik yaptığı ve davalı hazine vekilinin açıkça iddianın genişletilmesine muvafakat etmediği, bu haliyle davanın mevcut mirasçılık belgesinin iptali davası olduğu ve çekişmeli yargı kapsamında kalan davalardan olduğu, mirasçılık belgesinin iptali istemli davalarına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

… Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın ölü…’e ait düzenlenen … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/353 Esas – 1993/51 Karar ve 15/04/1993 tarihli kararı ile mirasçı Hazine adına verilen veraset ilamının iptali ile yeniden veraset ilamı verilmesi talebine ilişkin olduğu, davalı … Hazinesi vekilinin cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu ve yetkili olarak … … Mahkemelerinin yetkili olduğu sebebi ile gösterdiği, davalı murisin en son nüfusa kayıtlı olarak … ili, … ilçesi, … mahallesinde 1917 yılında evli ve çocuklu vefat ettiği ve miras bırakanın son ikametgahının …/… olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

… … 15. Asliye Hukuk Mahkemesince ise, davanın hasımlı olarak veraset ilamı verilmesi istemine ilişkin olduğu bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin … Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik-yetkisizlik kararı verilmiştir.

HMK’nın 22/2. maddesinde “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, mahkemeler arasında karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, mahkemece … Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğundan bahisle ortaya çıkan uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Dairemize geldiği anlaşılmıştır. Oysa, olumsuz görev ve yetki uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için … … 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında görevli ve yetkili olduğu belirtilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin de karşı görevsizlik-yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararın kesinleşmesi gerektiği nazara alındığında merci tayini için aranan “iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı bulunması” koşulunun henüz gerçekleşmediği kuşkusuzdur. Bu nedenle merci tayini koşulları oluşmadığından dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.

Bu aşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayan dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 15/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hasımlı Mirasçılık Belgesinin İptali Kararı Taraflar ve Alt Soyları Hakkında Kesin Hüküm Oluşturur

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/2774 K. 2010/5629 T. 7.10.2010

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı M. S. K. vd. ile davalı S. G. K. vd. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR: Dava mirasçılık belgesinin iptali ile yeniden verilmesi istemine ilişkindir.

Davacılar S. ve M. S. K. dava dilekçesinde Gaziantep 1.Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2005/612-875 sayılı mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin verilen kararın iptaliyle yenisinin verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, miras bırakan R. K.’nın mirası 4 pay kabul edilerek birer payın evlatları M. S., S., S. ve R. K.’ya aidiyetine karar verilmiştir.

Hasımlı olarak açılan mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin davalar sonucunda verilen hükümler taraflar ve onların alt soyu bakımından kesin hüküm oluşturur.

Somut olaya gelince, miras bırakan R. K.’ya ait mirasçılık belgesi Gaziantep 1.Sulh Hukuk Mahkemesince 2005/357-310 sayılı dosyada alınmış, bu mirasçılık belgesine karşı mirasçılar S. ve R. tarafından Antep 1.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2005/612-875 sayılı dosyada hasımlı iptal davası açılmış ve verilen karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında kesinleşmiş mirasçılık belgesinin iptali kararlarının, iptali istenemeyeceği gözönüne alınarak davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz,

SONUÇ: Tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/646 E., 2016/206 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki “mirasçılık belgesinin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesince (Kapatılan Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi) asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 12.04.2012 gün ve 2010/416 Esas, 2012/627 Karar sayılı kararın incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.12.2012 gün ve 2012/6054 Esas, 2012/9181 Karar sayılı ilamı ile;

(…Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; iptali talep edilen mirasçılık belgesinde hükme esas alınan tanık beyanının gerçek dışı olduğu, miras bırakan ile davalı taraf arasında soybağı kurulamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. madde hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; miras bırakan … …’in Aydın İli Kuşadası İlçesi Camiatik Mahallesi cilt 2, hane 79 da nüfusa kayıtlı olup buraya aynı yer Camikebir Mahallesi cilt 3, hane 258’den geldiği ve burada annesi …hanesinde kayıtlı olduğu, babası Mülk (…)’ün nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafın miras bırakanı …’in babası …’in de nüfusa kayıtlı olmadığı, ancak anılan kişinin miras bırakan … …’in babası Mülk (…) ile kardeş oldukları dosya içeriği ile belirlenmiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece mirasçılık belgesinin iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir…)gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Asıl ve birleşen dava; mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, muris … …’in 1891 yılında Mülk ve …’nin çocuğu olarak Girit’te doğduğu, 24.06.1971 tarihinde Kuşadasında vefat ettiği, öldüğü sırada kayıtlı olduğu nüfus hanesinin kızlık hanesi değil, ilk eşi …’e ait hane olduğu, 15.11.1946 tarihinde ölen ilk eşinden sonra 19.07.1951 tarihinde … ile evlendiği, murisin her iki eşinden de çocuğu bulunmadığı, 1.zümrede mirasçısı olmadığı, bu durumda murisin annesi …ile babası Mülk namı diğer …’in 1/2 şer oranında mirasçı oldukları, murisin anne ve babası kendisinden önce ölmüş olduğundan ve bunların başka çocukları da olmadığından 2. zümrede mirasçı bulunmadığı, 1. ve 2. zümrede mirasçısı bulunmayan kişilerin mirasçısının büyükanne ve büyükbabalar olacağı, dava konusu daha önce çıkarılmış veraset ilamlarında mirasçı olarak gösterilen … ve Ümmühan’dan olma, 01.07.1832 yılında Kandiye’de doğan, 21.02.1922 tarihinde vefat eden … ile muris … …’in mirasçılık bağını gösteren hiçbir nüfus kaydı veya başka bir kayıt bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen mektup vs.gibi belgelerde de bu belgeleri düzenlediği iddia edilen kişilerin imzalarının bulunmadığı, bu belgelerin aradaki var olduğu iddia edilen akrabalık bağını ispatlamak için yeterli olmadığı, daha önceki veraset ilamlarına ilişkin dosyalara artık ulaşılamadığı, Gölcük Sulh Hukuk Mahkemesinin 1973/104 E. 1973/141 K.sayılı ilamında özellikle tanık beyanına dayanılarak bu akrabalık bağının kurulduğu, tanığın bizzat muris ve akrabalarını tanımadan ama tanıyormuş gibi verdiği bilgilerin, yine kendi ikrarına göre sadece başka bir kişiden (…) işittiği şeyler olduğu, tanığın ifadesinin afaki olduğu, akrabalık bağını bildiğini gösteren somut olgulara dayanmadığı, bu şekilde afaki tanık beyanı ile yetinilerek muris … … ile … arasında net ve makul şekilde akrabalık illiyet bağı kurulamayacağı, sadece murisin teyzesi … ve mirasçılarının miras hakları olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Özel Dairece yukarıya metni aynen alınan ilam ile bozulmuş, Mahkemece, önceki gerekçeler tekrar edilip genişletilerek verilen direnme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıların murisi … …’in babası Mülk (…) ile davalıların murisi …’in babası …’in kardeş olduklarının belirlenip belirlenemediği, buradan varılacak sonuca göre, mirasçılık belgesinin iptaline karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosya içeriği ve toplanan delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle somut olayın özelliğine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 02.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

MİRAS AVUKATI İÇİN BİZE ULAŞIN

İstanbul’da çalışmalarına devam eden Miras avukatı olarak Türkiye’nin her yerinde müvekkillerimize avukatlık ve hukuki danışma hizmeti vermekteyiz.

Bu konuda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için iletişim sayfamızda bulunan, 0212 909 21 61 numaralı telefondan veya whatsapp  uygulaması üzerinden bizimle temasa geçebilirsiniz.

Ayrıca  Avukata Sor sayfamıza soru ve sorunlarınızı yazabilir ve bilgi formlarımız üzerinden görüş isteyebilirsiniz.

Miras Avukatı (İstanbul /Güngören)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir